Öfkenin sebebi genellikle yüzeyde gördüğümüzden çok daha derinde yatar. Çoğu zaman öfke, birincil ve incitici duyguların örtülü bir dışavurumudur. İnsanlar sıklıkla “çok öfkeleniyorum” der, ancak nadiren “çok kırılıyorum” ifadesini kullanır. Bu bile bize öfkenin gerçek sebebi hakkında önemli bir ipucu verir: öfke, kabul edilebilir ve güçlü görünen bir duyguyken, incinmişlik, kırılganlık ve savunmasızlık hissettirir.
Klinik açıdan bakıldığında, öfkenin sebebi çoğunlukla birincil bir duygu değildir; ikincil (sekonder) bir tepkidir. Yaşanan bir olay karşısında psikenin ilk tepkisi genellikle şunlardan biri olur:
İncinmişlik
Utanç
Değersizlik hissi
Reddedilmişlik
Terk edilme korkusu
Yetersizlik
Bu duygular benliği doğrudan etkiler ve kişiyi savunmasız bir pozisyona sokar. İşte tam da bu noktada öfkenin asıl sebebi devreye girer: öfke, bu dayanılması zor, incitici duygularla başa çıkmak için bir zırh, bir savunma mekanizması olarak işlev görür. Kişiye geçici bir kontrol ve güç hissi vererek altında yatan kırılganlığı gizler.
Öfkenin ilişkilerdeki sebebi genellikle şu döngüye dayanır:
Kişi bir olay karşısında incinir.
İncinmişliğini doğrudan ifade etmek zor gelir.
Savunma olarak öfkeye başvurur.
Karşı taraf suçlayıcı ton karşısında savunmaya geçer.
Asıl ihtiyaç olan anlaşılma ve temas karşılanmaz.
Bu döngüyü kırmanın anahtarı, öfkenin altındaki sebebi keşfetmektir. Çözüm, öfkeyi bastırmak veya görmezden gelmek değil, onu anlamak ve altında yatan duyguyu ifade etmektir.
Bir sonraki sefer öfkelendiğinizi hissettiğinizde, durun ve kendinize şu üç soruyu sorarak öfkenizin kök sebebini araştırın:
Ne Oldu? (Olayı tarafsızca tanımlayın.)
Aslında Ne Hissettim? (Öfkeden önce gelen o ilk incitici duyguyu yakalamaya çalışın: “Değersiz mi hissettim?”, “Kırıldım mı?”, “Yalnız mı kaldım?”)
Neye İhtiyacım Vardı? (Bu durumda karşılanmayan temel ihtiyacınız neydi? Önemsenmek, anlaşılmak, güvende hissetmek mi?)
Bu basit çerçeve, öfkenizin gerçek sebebini ortaya çıkarmanıza ve duyguyu daha yapıcı bir şekilde ifade etmenize yardımcı olacaktır.
Öfkenin temel sebebi, bize iç dünyamızda bir şeylerin yolunda gitmediğini haber veren bir sinyal olmasıdır. Öfke, bir sınırın aşıldığını, bir ihtiyacın karşılanmadığını veya derinde bir yerin incindiğini gösterir. Mesele onu susturmak değil, dinleyip ne anlatmaya çalıştığını anlamaktır.
Unutmayın: Öfke, çoğu zaman incinmişliğin sesidir. Sadece o kadar yüksek konuşur ki, söylediği şeyi duymakta zorlanırız. Bu sesin tonunu düşürmenin ve onun altındaki iyileştirici mesajı duymanın yolu, “Ben şu an neye kırıldım?” sorusunu cesaretle sormaktan geçer.