Olumsuz düşünce, çoğu zaman farkında olmadan zihnimizde sürekli tekrarladığımız, kendimizi yetersiz, beceriksiz ya da değersiz hissettiren iç konuşmalardır. “Ben zaten hiçbir şeyi beceremiyorum”, “Kimse beni sevmiyor”, “Her şeyi berbat ediyorum” gibi cümleler, zamanla zihnin varsayılan ayarı haline gelir.
Peki sana şunu sorsam: Seni bir odaya koyup bir hafta boyunca bu cümleleri bir başkası söyleseydi, ne olurdu? Büyük ihtimalle bir süre sonra sen de bunlara inanırdın. İşin zor tarafı şu: Bunu çoğu zaman başkaları değil, biz kendimize yapıyoruz.
Zihnin temel bir çalışma prensibi vardır: Tekrar edilen bilgiye inanır. Bir düşünce ne kadar sık tekrarlanırsa, zihin onu o kadar gerçek kabul eder. Yıllar boyunca kendine aynı olumsuz cümleleri söylüyorsan, bu düşünceler karakterinin, özgüveninin ve ruh halinin bir parçası gibi hissettirmeye başlar.
Bu süreç, küçük küçük tuğlalarla örülen bir duvara benzer. Gün içinde fark etmeden söylediğin cümleler – “Of yine beceremedim”, “Ben zaten böyleyim”, “Yürümeyi bile beceremiyorum” – zamanla yıkılması zor bir duvar oluşturur. İşte olumsuz düşünce döngüsü tam olarak böyle kurulur.
Zihnin varsayılan ayarı olumsuza döndüğünde:
Bu noktada çoğu insan çözümü dışarıda arar: Motivasyon videoları, kısa süreli iyi hissettiren öneriler ya da boşluk doldurma çabaları… Oysa değişmesi gereken yer çoğu zaman zihnin olumsuz düşünceye odaklanma biçimidir.
Evet, mümkün. Ama bu bir anda olan bir şey değil. Zihin nasıl tekrar ederek olumsuza koşullandıysa, tekrar ederek farklı bir yöne de eğitilebilir.
Burada sana basit ama etkili bir egzersiz önermek istiyorum.
Eğer zihnin sürekli olumsuza odaklanıyorsa, şunu yapmanı istiyorum:
Bu özellikler çok büyük olmak zorunda değil. Örneğin:
14 günün sonunda elinde en az 14 somut kanıt olacak. “Ben hiçbir şeyi beceremem” diyen olumsuz düşünce, bu listeyle doğrudan çelişmeye başlayacak. Zihin, ilk kez kendi iddiasını sorgulamaya zorlanacak.
Çoğu zaman olumsuz düşünce bir gerçek değil, alışkanlıktır. Zihnin bir toz bulutunun içinde kalması gibidir. Birkaç adım geri çekilip baktığında, aslında karanlığın içinde küçük de olsa aydınlık alanlar olduğunu fark edersin.
Bu egzersiz, seni o toz bulutunun içinden çıkarmak için atılmış küçük ama güçlü bir adımdır.
Olumsuz düşünceyle yaşamak, insanın kendine fark etmeden yaptığı bir psikolojik işkencedir. Kendini sürekli eleştirdiğinde, olumlu yönlerin silikleşir ve hayat daha ağır hissedilir.
Ama şunu unutma: Zihnin öğrendiğini, yeniden öğrenebilir. Bugün atacağın küçük bir adım, yarın zihnindeki olumsuz düşünce döngüsünü zayıflatmaya başlayabilir.
Eğer bu yazıya geldiysen, muhtemelen bunun bir sebebi var. Denemeni ve kendi deneyimini gözlemlemeni gerçekten isterim.
Kendine iyi bak.