Günlük hayatın koşuşturmacası içinde zihnimiz bazen en yakın arkadaşımız, bazen de en büyük eleştirmenimiz haline gelebilir. Özellikle tekrarlayan, rahatsız edici düşünce ve kaygılarla mücadele ediyorsanız, muhtemelen “vesvese” denen zihinsel süreci deneyimliyorsunuz. Peki vesvese tam olarak nedir, neden ortaya çıkar ve en önemlisi, vesvese nasıl geçer? Bu yazıda, psikolojik açıdan bu sorulara yanıt bulacak ve pratik önerilerle zihninizi sakinleştirmenin yollarını keşfedeceksiniz.
Genellikle olumsuz, tekrarlayıcı ve kontrol edilmesi zor düşünce kalıplarıdır. Kişi bu düşünceleri durdurmak istese de, zihni adeta bir kayıt plağı gibi aynı senaryoyu tekrar tekrar çalar. “Ya şöyle olursa?”, “Acaba yanlış mı yaptım?”, “Başıma kötü bir şey gelecek mi?” gibi sorular, vesvesenin tipik örnekleridir. Bu durum, anksiyete (kaygı) bozuklukları, OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) ve stresle yakından ilişkilidir.
Vesvesenin temelinde şu faktörler vardır:
Belirsizliğe Tahammülsüzlük: Hayatın kontrol edilemeyen yönleri karşısında hissedilen rahatsızlık.
Mükemmeliyetçilik: Hata yapma korkusu ve her şeyin “kusursuz” olması gerektiği inancı.
Geçmiş Deneyimler: Travmatik veya olumsuz yaşantıların zihinde sürekli canlı tutulması.
Yüksek Sorumluluk Duygusu: Olabilecek her türlü negatif sonuçtan kendini sorumlu hissetme.
Vesvesenin üstesinden gelmek, onu tamamen yok etmek değil, onunla sağlıklı bir ilişki kurmayı öğrenmektir. İşte kanıta dayalı psikolojik yöntemler:
Vesvese döngüsündeki ilk adım, onun bir “gerçek” değil, bir “düşünce” olduğunu fark etmektir. “Bu, şu anda zihnimde dolanan bir vesvese düşüncesi” deyip onu adlandırdığınızda, ona olan mesafeniz artar. Kendinizi bu düşüncelerle özdeşleştirmezsiniz.
Zihninizi susturmaya çalışmak çoğu zaman ters teper. ACT, düşünceleri nehirde yüzen yapraklar gibi izlemeyi ve onlara takılmadan akıp gitmelerine izin vermeyi öğretir. Amacınız, vesveselerin varlığına rağmen değer verdiğiniz yönde hareket etmektir.
Gün içinde bu düşünceler sizi yakaladığında, “Bunu düşünmek için şu an zamanım yok, bunu ‘endişe zamanıma’ erteleyeceğim” deyin. Günün belirli bir 10-15 dakikasını (örneğin akşam 18:00-18:15) sadece bu kaygıları düşünmeye ayırın. Zamanla beyniniz, bu düşünceleri otomatik olarak o zamana ertelemeyi öğrenir.
Sürekli olarak geviş getirme düşüncenizi bir savcı gibi sorgulayın:
“Bu düşüncenin doğru olduğuna dair somut kanıtım nedir?”
“Yanlış olduğuna dair kanıtlar neler?”
“En kötü ihtimal ne olabilir ve onunla başa çıkabilir miyim?”
“En gerçekçi ve olumlu ihtimal nedir?”
Bu sorgulama, felaket senaryolarını dengeleyerek daha gerçekçi bir perspektif kazanmanızı sağlar.
Düzenli mindfulness pratiği, düşüncelere kapılmadan onları gözlemleme kasınızı güçlendirir. Nefesinize odaklanmak veya beden taraması yapmak, zihni şimdiki ana getirerek vesvese döngüsünü kırmada oldukça etkilidir.
Vesvesenizin yanlış olduğunu test edin. Örneğin, “Kapıyı kilitlemedim” vesvesesi sizi sürekli kontrol etmeye zunluyorsa, bir kereliğine kontrol etmemeyi deneyin ve sonucu gözlemleyin. Bu, korkulan sonucun gerçekleşmediğini deneyimleyerek güven oluşturur.
Vesveseler günlük işlevselliğinizi ciddi şekilde etkiliyorsa, bir uzmandan destek almak en etkili yoldur. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), vesveseler ve obsesif düşünceler konusunda oldukça başarılı sonuçlar verir. Terapi, bu düşünce kalıplarınızın kökenini anlamanıza ve onlara verdiğiniz tepkileri değiştirmenize yardımcı olur.
Aşırı düşünme de denilebilen bu durum genellikle derin bir koruma ve sorumluluk duygusunun işaretidir. Ancak bu mekanizma bazen aşırı çalışarak hayatı zorlaştırabilir. Yukarıdaki adımları sabırla ve kendinize şefkatle uygulamak, zihninizin kontrolünü yeniden kazanmanızda size rehberlik edecektir.
Vesvese nasıl geçer sorusunun tek bir cevabı yoktur. Bu bir yolculuktur ve herkes için farklı teknikler işe yarayabilir. Önemli olan, sizin için işe yarayan yöntemi bulmak ve bu konuda yalnız olmadığınızı bilmektir.
Zihninizin sakin limanlara yelken açması dileğiyle.