Ruhsal yorgunluk en çok aratılan başlıklardan birisi. Zihnimizin bu kadar yorgun hissetmesinin belki de en büyük nedeni, yanlış cephelerde savaşıyor olmamız. Evet, yanlış cephelerde savaşıyoruz. Bazen yataktan çıkma isteğimiz gelmiyor, bazen hiçbir şey yapasımız gelmiyor, dışarı çıkmak bile içimizden gelmiyor. Kendimize “çok yorgunum”, “enerjim yok”, “motivasyonum eksik” diyoruz. Ancak bunlar aslında sebep değil, sonuç. Gerçek sebep, zihnimizin yanlış cephelerde mücadele ediyor olması.
Hayatımızda o kadar çok kaybedeceğimiz savaşa giriyoruz ki, sonunda tükenmişlik yaşıyoruz. Belki de hiçbir şey yapmak istemiyoruz çünkü savaştığımız cepheler yanlış:
Kendimizle savaşıyoruz.
Değişmeyecek insanları değiştirmeye çalışıyoruz.
Kontrolümüz dışındaki şeyleri kontrol etmeye uğraşıyoruz.
Herkesi memnun etmek için kendimizi parçalıyoruz.
Değiştiremeyeceğimiz her şeyin yükünü omuzlarımıza alıyoruz ve sonra “Neden bu kadar yorgunum?” diye soruyoruz. Oysa bu cephelerin hiçbirinde kazanamayız. Geçmişi değiştiremeyiz, kontrol edemeyeceğimiz insanları yönetemeyiz.
Farkında olsak bile bazen bu savaşlara girmekten kendimizi alamıyoruz. Çünkü:
Terk edilmekten korkuyoruz.
Yalnız kalmaktan korkuyoruz.
Haksız çıkmaktan korkuyoruz.
Değersiz hissetmekten korkuyoruz.
“Belki bu sefer değişir” umuduyla kendimizi kandırıyoruz. Ancak unutmayalım: Her savaşın bir maliyeti var. Zaman, enerji, duygusal yük… Kazansak bile bizi güçlendirmeyebilir, yorgunluğumuzu azaltmayabilir.
Hangi mücadeleler gerçekten sizin? Hangi başlıklar sizin hikayenizi yazıyor? Kendi olmayan savaşlara girmek, sizi kendi yolunuzdan uzaklaştırır.
“Bu benim savaşım değil” deyin. Kontrol edemeyeceğiniz, değiştiremeyeceğiniz alanlarda ısrar etmeyin. Bazen en güçlü hamle, geri çekilmektir.
Birine yardım etmek iyidir, ancak karşı taraf değişmek istemiyorsa, sürekli aynı döngüye dahil olmak sadece sizi yorar. Sorumluluk alması gereken kişi, sonunda kendisi olmalı.
“Bu cephede kaybedeceğim, burası değişmeyecek” demekten çekinmeyin. Her oyuncağa sahip olamayız, her savaşı kazanamayız. Bırakın, o cephe olduğu gibi kalsın.
Ruhsal yorgunlukla mücadelede teknikler ve stratejiler elbette önemli. Ancak öncelik, bu yorgunluğun neden ortaya çıktığını anlamak. Kendimizi neden yanlış cephelere çekildiğimizi, neden bitkin düştüğümüzü fark etmek, iyileşmenin ilk adımı.
Belki de bugün, zihninizin her köşesinde savaş açmadan önce bir adım geri çekilmeyi deneyin. Huzurlu olmak istiyorsanız, savaşılacak her şeyde ısrarcı olmayın. Çünkü bazı savaşlar vardır, durmayı bilmezseniz kaybedersiniz – hem savaşı, hem de kendinizi.
Kendinize iyi bakın. Doğru cephelerde, kendi hikayeniz için savaşın.